• 5

Hz. Muhammed’in Diyarbakır duası

Giriş: 03.08.2011 / 16:095 Yorum

Peygamber efendimizin Mirac’a çıkarken, Sahabe kenti Diyarbakır için duada bulunmuş



Hz. Muhammed (s.a.s.) efendimiz, Miraca 30 sefer çıkmış. 29 sefer ruhen 30 sefer hem ruhen, hem bedenen çıkmış. Miraca çıktığında Cebrail (a.s.) ma sormuş bu muhteşem şehir nedir. Cevap, ya Resululallah Şehri Amid’dir.
Bunun üzerine Hz. Muhammed;  ‘Allahın bereketi, güneşi ve nuru bu şehirde olsun’ diye buyurmuş…
MİRAÇ GECESİNDE PEYGAMBER EFENDİMİZ NELER YAŞADI
Arapça'da merdiven, yukarı çıkmak, yükselmek anlamlarını dile getirir. İslam'da Hz. Peygamber (s.a.s)' in göğe yükselerek ALLAH'ın huzuruna kabul edilmesi olayı. Mirac olayı hicretten bir yıl ya da onyedi ay önce Receb ayının yirmi yedinci gecesi gerçekleşir. Olayın iki aşaması vardır. Birinci aşamada Hz. Peygamber (s.a.s) Mescidül-Haram'dan Beytü'l-Makdis'e (Kudüs) götürülür. Kur'an'ın andığı bu aşama, gece yürüyüşü anlamında isra adını alır. İkinci aşamayı ise Hz. Peygamber (s.a.s)'in Beytü'l-Makdis'ten ALLAH'a yükselişi oluşturur. Mirac olarak anılan bu yükselme olayı Kur'an'da anılmaz, ama çok sayıdaki hadis ayrıntılı biçimde anlatılır.

Hadislerde verilen bilgiye göre Hz. Peygamber (s.a.s), Kâbe'de Hatim'de ya da amcasının kızı Ümmühani binti Ebi Talib'in evinde yatarken Cebrail gelip göğsünü yardı, kalbini Zemzem ile yıkadıktan sonra içine iman ve hikmet doldurdu. Burak adlı bineğe bindirilerek Beytü'l-Makdis'e getirildi. Burada Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa ve diğer bazı peygamberler tarafından karşılandı. Hz. Peygamber (s.a.s) imam olarak diğer peygamberlere namaz kıldırdı.

Hz. Peygamber (s.a.s), Beytü'l-Makdis'te kurulan bir Mirac'la ve yanında Cebrail olduğu halde göğe yükselmeye başladı. Göğün birinci katında Hz. Adem, ikinci katında Hz. İsa ve Yahya, üçüncü katında Hz. Yusuf, dördüncü katında Hz. İdris, beşinci katında Hz. Harun, altıncı katında Hz. Musa ve yedinci katında Hz. İbrahim ile görüştü. Cebrail ile birlikte yükseliş Sidretü'l-Münteha'ya kadar sürdü. Cebrail, "Buradan bir parmak ucu ileri geçecek olursam yanarım" diyerek Sidretü'l Münteha'da kaldı. Hz. Peygamber (s.a.s) buradan itibaren Refref adlı başka bir binekle yükselişini sürdürdü. Bu yükseliş sırasında Cennet ve nimetlerini, Cehennem ve azabını müşahede etti. Sonunda ALLAH'ın huzuruna kabul edildi. Kendisine ümmetinden ALLAH'a şirk koşmayanların Cennet'e gireceği müjdelendi, Bakara suresinin son ayetleri verildi ve beş vakit namaz farı kılındı. Yeniden Refref ile Sidretü'l-Münteha'ya, oradan Burak'la Kudüs'e, oradan da Mekke'ye döndürüldü.

Hz. Peygamber (s.a.s) ertesi günü Mirac olayını anlattı. Olayı duyan müşrikler yoğun bir kampanya başlatarak Hz. Peygamber (s.a.s)'i suçlamaya, alaya almaya başladılar. Bu kampanya bazı müslümanları da etkileyerek şüpheye düşürdü. Olayın gerçek olup olmadığını araştırmak isteyenler Beytü'l-Makdis'e ve Mekke'ye gelmekte olan bir kervana ilişkin sorular sorarak Hz. Peygamber (s.a.s)'i sınadılar. Hz. Peygamber (s.a.s)'in verdiği bilgilerin doğruluğu müslümanları şüpheden kurtardıysa da müşriklerin inatlarını kırmaya yetmedi. Mirac olayı inatlarını ve düşmanlıklarını artırarak onlar için bir fitne nedeni oldu. Bu olay karşısındaki tutumu nedeniyle Hz. Ebu Bekr, Hz. Peygamber (s.a.s)'ce "Sıddîk" lakabıyla onurlandırıldı. Hz. Ebu Bekir olayı kendisine anlatarak hala inanmaya devam edip etmeyeceğini soran müşriklere "O söylüyorsa şüphesiz doğrudur" cevabını vermişti.

Ahad hadislere dayansa da Mirac olayının gerçekliğinde tüm müslümanlar birleşmişlerdir. Ancak olayın gerçekleşme biçimi İslam bilginleri arasında görüş ayrılıklarına neden olmuştur. Buna göre İbn Abbas'ın da içinde bulunduğu bazı bilginlere göre Mirac olayı uykuda gerçekleşmiştir. Bilginlerin büyük çoğunluğuna göre ise uyku durumunda ve rüyada değil, uyanık iken gerçekleşmiştir. Fakat bu görüşü savunanlar da Mirac'ın yalnız ruhla mı, yoksa hem ruh, hem de bedenle mi olduğu konusunda ikiye ayrılmışlardır. Sonraki Kelamcıların büyük çoğunluğuna göre mirac olayı uyanıkken hem ruh, hem de bedenle gerçekleşmiştir. İçlerinde Hz. Aişe'nin de bulunduğu bazı bilginlerle mutasavvıfların büyük çoğunluğuna göre ise uyanık durumda iken ama yalnız ruhla gerçekleşmiştir.

Mirac olayının gerçekleştiği gece müslümanlarca kadir gecesinden sonra en kutsal gece sayılmış ve bu gecenin ibadetle ihyası gelenekleşmiştir. Osmanlılar döneminde, camiler kandillerle donatıldığı için Mirac kandili olarak anılan geceyi izleyen gün, cami ve tekkelerde Mirac olayını anlatan ve Miraciye adı verilen şiirlerin okunması, dinleyenlere süt ikram edilmesi de bir gelenekti.
 

. .
  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Ali BURAN

    25.02.2012 / 11:30

    Eğer doğru ise Peygamberin sevdiği şehir bu kadar Zülme baskıya uğruyor niye bu halkı korumuyor ve bu zülmu yapanlardan Allahtan cezalandırmalarını istemiyor.

  • sami yuusuf

    raperine cevap 25.12.2011 / 17:16

    kürt devletiisteyen arkadaş daha başta yanlış yapıp milliyetçi duygularla devlet isteyerek zaten islamda olmayan milliyetçiliği körükledin.keşke o dediğin insan kadar dine hizmet edebilseniz

  • raperin

    kawmini 18.11.2011 / 17:48

    yüceltmeyen hic bir irk, hic bir amelinde basarili olmamistir! Bunun en güzel örnegini biz kürdler veriyoruz. Islam dininin kayitsiz sartsiz hizmetcisi olan Kürd milleti, islam dinine büyük hizmetler vermis ve tüm kosullarda dini icin savasmis yüce bir Mollettir. Amma ve lakin, devletlesmedigi sürece ne dinine ne de milletine gerekli hizmeti veremiyecektir. Kürd halki kesinlikle Fetullah Gülen gibilerine muhtac degildir. Islama hizmet etmek istiyorlarsa önce Özgür olmalari gerekiyor, yoksa baskalari tarafindan özellikle Fetullah gülen tarafindan sömürülmeye devam edeceklerdir. Ümmeti Islam dünyasinda Ülkesi olmiyan yegane Halk Kürd Halkidir, dininin ve imaninin bütünlügünde zerre kadar eksik olmiyan halkim özgürlesmedikce hep köle olarak fetullah gülen gibileri tarafindan sömürüleceklerdir!!!

  • edip yükselen

    06.09.2011 / 13:47

    çok güzel olmuş eline sağlık.beğendim

  • melek

    efendimiz 02.08.2011 / 22:45

    zaten Peygamberimizin duası olmasaydı halimiz ne olurdu bu şehirde bu işsizlik açlık ve sefalet bunun yanında problemli bir sosyal hayat Allsh islah eylesin

  • IMKB100: 67.951 %0.21
  • ALTIN: 101.247 %-0.35
  • DOLAR: 1.7935 %0.39
  • EURO: 2.3055 %-0.43

EN ÇOK GÖRÜNTÜLENEN FOTO GALERILER

  • Yazilim:Net Medya Ltd Şti
  • Tasarim:Live Medya İnternet Hizmetleri
Gazete Diyarbakır Copyright © 2013